Yaşamın Değeri Ne Kadardır?

Her yıl 200 ile 300 arasında bebeğin hayatını kurtaracak bir ilacın bedeli sizce ne kadar olmalı? Yeni teknolojilerin, gen tedavilerinin ve kronik hastalığı olan kişilerin düzenli olarak kullandığı ilaçların fiyatlandırması neye göre belirlenmeli? Hayat kurtaran ilaçların paralı olması sizce adil mi?

Ağustos 24, 2022 Okunma Süresi 3 Dakika
blog-resim

Her yıl 200 ile 300 arasında bebeğin hayatını kurtaracak bir ilacın bedeli sizce ne kadar olmalı? Yeni teknolojilerin, gen tedavilerinin ve kronik hastalığı olan kişilerin düzenli olarak kullandığı ilaçların fiyatlandırması neye göre belirlenmeli? Hayat kurtaran ilaçların paralı olması sizce adil mi?

İdeal bir dünyada insanları iyileştiren ve acılarını hafifleten araçların herkes için erişilebilir olması gerektiği konusunda hepimiz hemfikiriz. Ancak gerçek dünyada işler maalesef ki böyle yürümüyor.

Frederick Banting, 1923’te insülini keşfettiğinde adını patente koymayı reddetti. Bir doktorun hayat kurtaracak bir keşiften kâr elde etmesinin etik olmadığını düşünüyordu. Banting’in çalışmalarını birlikte yürüttüğü diğer mucitler James Collip ve Charles Best, insülin patentini Toronto Üniversitesi’ne yalnızca 1 dolara sattı. İhtiyacı olan herkesin ilaca ulaşabilmelerini istiyorlardı. Bu asil beyler bugünkü fiyat etiketlerini veya ilaç şirketlerinin fiyatlandırma politikalarını görselerdi muhtemelen insanlığın geleceği adına umutsuzluğa kapılırlardı.

İnsülin gibi jenerik ilaçlardaki fiyat artışı hastaların canını sıksa da tek problem bu değil. Yeni tedavilerin ve nadir hastalıklar için oluşturulan tedavi seçeneklerinin fiyatları dünyada yalnızca küçük bir grubun ulaşabileceği kadar yüksek. Mesela, 2019’da FDA tarafından onaylanan SMA ilacını ele alalım. Nadir görülen bir çocukluk hastalığı olan SMA’ya karşı kullanılan bu deneysel tedavi şu anda hasta başına 2,125 milyon dolara mal oluyor. FDA tarafından onaylanan diğer gen tedavisi ise genetik körlüğe karşı kullanılıyor, maalesef ki bu tedavinin fiyatı da SMA ilacı ile yarışıyor. Genetik körlükten mustarip olan bir kişinin her bir göz için 425.000 dolar ödemesi gerekiyor.

Devrim yaratabilecek gen tedavileri; ölümcül çocuk hastalıklarını ve diğer nadir rahatsızlıkları ortadan kaldırma potansiyeline sahip olsa da yüksek fiyatları sebebiyle geniş kapsamlı fayda sağlama ihtimalleri düşük gözüküyor.

Siyaset felsefecisi Matt Zwolinski’ye göre bir ilacı satın aldığımızda yalnızca o ilacı araştırmak ve geliştirmek için harcanan maliyeti değil, aynı zamanda piyasaya çıkmamış yüzlerce başka ilacı da finanse ediyoruz. Pek çok başarısız denemenin ardından bulunan ilaçların araştırılmaya devam edilebilmesi için üretici şirketlerin kâr etmesi gerekiyor.

Şirketler, ürettikleri ilaçların sadece zengin hastalar ve gelişmiş ülke vatandaşları için değil tüm hasta grupları için erişilebilir olmasını sağlamalıdır. Ancak bu şekilde gen terapileri ve diğer devrim niteliğindeki şifa yöntemleri, hastaların hayatlarını daha iyi hale getirme potansiyellerini gerçekleştirebilir.

Kişiselleştirilmiş tedavileri bugüne kadar kullanılan jenerik çözümlerle karşılaştırırsak etkili çözüm sunmaları ve daha önce tedavi edilemeyen hastalıkları iyileştirebilecek oluşları sebebiyle cazip gözükmektedirler. Uzun vadede maliyetlerin daha düşük olacağı kişiselleştirilmiş tedavi çözümleri geleceğin sağlık teknolojisi olacaktır.

Detay bilgi için:
https://www.linkedin.com/pulse/how-much-life-worth-bertalan-meskó-md-phd-1e/